Nankörlük nedir ekşi
Hem / Kultur, Media & Underhållning / Nankörlük nedir ekşi
Nankörlük sergileyen bireyler, zamanla yalnızlaşabilir ve sosyal destekten yoksun hale gelebilirler. Nankör kimseye de “kâfirü’n-nimeti” denilir.
Nankörlük; bir insanın başka bir insana karşı ya da Rabbine karşı nankörce davranmasına göre iki yönden ele alınabilir. Nimete küfür, bu dünyada da cezasız kalmaz. Ancak genel görüş, nankörlüğün büyük oranda çevresel etkenlerle öğrenildiği yönündedir.
Bir işe girmek için dualar eden, gece gündüz yakınlarıyla birlikte yalvaran kişi işe girdikten sonra sadakatle ve iyi niyetle çalışmazsa, kaytarırsa, işi beğenmeyip sürekli şikâyet ederse nankörlük etmiş olur. Başına bir musibet geldiğinde Allah’a yalvarır, kendini emniyette hissedince de O’nu unutur. Nankörlük çoğunlukla savunma mekanizmalarının bir parçası olarak ortaya çıkar.
Minnettarlık, bireylerin sahip oldukları şeylere ve diğer insanlara olan bakış açılarını olumlu yönde değiştirebilir. \Hak görme eğilimi:\ Kendilerine yapılan her iyiliği bir hak olarak görürler.
3. Bu yazıda nankör kelimesinin anlamı, kökeni, kullanım alanları ve toplumsal etkileri üzerinde duracağız.
Nankör Kelimesinin Anlamı ve Kullanım Alanları
Nankör, Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğünde “birine iyilik yapan, yardım eden veya destek olan birine karşı minnet duymayan, teşekkür etmeyen” olarak tanımlanır.
Yapılan bir iyiliğin, küçük bir teşekkürle bile olsa karşılık bulması beklenir. Nankör kelimesi, bireylerin birbirlerine karşı olan tutumlarını ve sosyal etkileşimlerini şekillendiren bir kavramdır. İnsanlar, nankörlük örnekleriyle sıkça karşılaşır; bu da toplumsal güveni zedeleyebilir ve ilişkilerde çatışmalara yol açabilir.
Nankörlüğün Sosyal ve Psikolojik Etkileri
Nankörlük, yalnızca bireyler arası bir sorun değil, aynı zamanda sosyal yapılar üzerinde de derin etkiler bırakabilen bir kavramdır.
İnsanlar, yaşamlarında kendilerine yardım eden veya destek olan kişilere teşekkür etmeyi öğrendiklerinde, nankörlük riskini azaltabilirler.
Nankörlük Temalarının Edebiyat ve Sanattaki Yansımaları
Nankörlük, edebiyat ve sanatta sıkça işlenen temalardan biridir. Bu görüşe göre nankör insanlar, kendilerini merkeze koyar, yapılan yardımı hak gibi görür ve dolayısıyla teşekkür etmeyi, minnet duymayı zayıflık olarak algılar.
\Nankörlük Neden Bu Kadar Rahatsız Edici?\
İnsanlar doğası gereği sosyal varlıklardır ve bu sosyal yapının en temel taşlarından biri karşılıklılıktır.
Özellikle tarih boyunca savaşlar ve çatışmalar, nankörlük gibi sosyal dinamiklerin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Buna rağmen Yüce Rabbimiz, kulunun kendisine itaatini boşa çıkarmayacağını şöyle ifade buyurur: “Her kim iman etmiş olarak salih amel işlerse, onun bu çabasına karşı nankörlük edilmeyecektir.
Bu nedenle, hem kişisel ilişkilerde hem de toplumsal yapıda bu tür eğilimleri fark etmek, sınır koymak ve gerektiğinde mesafe almak, sağlıklı bir yaşamın vazgeçilmez unsurlarındandır.
Ekşi Sözlük gibi platformlar, nankörlüğün tanımlanmasında ve görünür hâle gelmesinde önemli rol oynamaktadır. Zira bunda, insanın küfre girme ihtimali büyüktür.
Bu tür nankörlük, yani bir insanın başka bir insandan gördüğü iyilikleri unutarak nankörce davranması gerçek manâda küfür sayılmaz; olsa olsa kadir bilmemezlik olur. İnançlılar, cahiller eliyle bu tuzağa düşmemelidir. Sözlük yazarlarının büyük kısmı nankörlüğü, “iyilik yap denize at, balık bilmezse Halik bilir” sözünün karşıt anlamı olarak tanımlar.